Gözlük, sabah uyandığınız andan gece yatana kadar dünyayı algılamanızı sağlayan en önemli filtredir. Ancak pek çok kişi gözlük seçimini sadece "yakışıp yakışmadığına" göre yapar. Oysa yanlış bir seçim; kronik baş ağrılarından duruş bozukluklarına kadar vücudunuzda zincirleme reaksiyonlara sebep olabilir.
[Image of Pupillary Distance (PD) measurement illustration]
Bir gözlük camının en net olduğu nokta "optik merkez"dir. Bu nokta, göz bebeğinizin tam karşısına milimetrik hassasiyetle denk gelmelidir. Mağazadan rastgele alınan veya internetten sipariş edilen gözlüklerde bu kişisel ölçüm (PD - Pupila Mesafesi) yapılamaz.
Göz bebekleriniz ile camın merkezi uyuşmazsa, göz kaslarınız görüntüyü netleştirmek için sürekli "prizmatik etki" ile savaşır. Beyniniz görüntüyü işlemek için normalden 3 kat fazla enerji harcar. Sonuç: Akşam saatlerinde gelen şiddetli baş ağrısı, göz yorgunluğu ve konsantrasyon kaybı.
Her yüzün anatomisi parmak izi gibi eşsizdir. Kulak seviyeniz, burun kemiğinizin genişliği ve elmacık kemiklerinizin çıkıklığı, seçeceğiniz çerçevenin konforunu belirler.
Gözlük ağırlığı burun ve kulaklara eşit dağılmazsa, burun kemiğinde kalıcı izler ve doku ezilmeleri oluşur. Doğru seçim, ağırlığı hissettirmez.
Çerçevenin yüzünüze yaptığı açı (pantoskopik açı), okuma performansınızı etkiler. Yanlış açı, boyun fıtığını tetikleyen duruş bozukluklarına yol açabilir.
Gözlük, cildinize en uzun süre temas eden aksesuardır. Terleme ile reaksiyona giren kalitesiz metal alaşımlar, ciltte tahrişe ve alerjik dermatite neden olabilir.